*Parantez içindeki ifadeler bulunmayacak.
*Gizli bir cümle var.Boşta kalan harfleri
yan yana yazın.
*Sağ-sol, alt-üst var.Çapraz yok
* Tek bulmacaya sığdırmak istediğim için
biraz karmaşık gibi. Ama korkmayın. O kadar zor değil.
|
S |
M |
M |
E |
D |
İ |
N |
E |
S |
Ö |
Z |
L |
E |
Ş |
M |
E |
S |
İ |
S |
A |
L |
M |
Hz |
A |
V |
|
E |
U |
A |
M |
R |
I |
M |
İ |
S |
İ |
R |
A |
F |
I |
– |
N |
A |
M |
L |
E |
S |
E |
A |
T |
Ü |
|
N |
H |
İ |
U |
I |
Ş |
U |
M |
U |
S’ |
A |
B |
B. |
U |
M |
E |
Y |
R |
L |
İ |
L |
S |
İ |
İ |
A |
|
T- |
A |
V |
A |
D |
A |
T |
G |
U |
H |
U |
D |
R |
İ |
D |
E |
B |
K |
N |
H |
H |
C |
Ş |
K |
C |
|
Ü |
C |
E |
H |
V |
V |
E |
A |
A |
Y |
N |
E |
Y |
N |
K |
F |
İ |
E |
Y |
T |
K |
İ |
E |
A |
E |
|
L |
İ |
B |
A |
A |
A |
S |
Z |
V |
E |
D |
A |
H |
A |
C |
C |
I |
D |
E |
E |
İ |
D |
İ |
B |
N |
|
V |
R |
E |
T |
N |
S |
A |
V |
B |
İ’ |
R |
İ |
M |
A |
U |
N |
E |
N |
N |
F |
L |
– |
S |
L |
A |
|
Ü |
R |
N |
İ |
B |
R |
V |
E |
K |
I |
B |
L |
E |
T |
E |
Y |
N |
E |
U |
N |
A |
İ |
E |
Ü |
Z |
|
F |
A |
İ |
S |
İ |
E |
A |
H |
U |
D |
E |
Y |
B |
İ |
Y |
E |
A |
H |
H |
İ |
M |
A |
B |
– |
E |
|
U |
S |
– |
U |
A |
B |
Ş |
S |
E |
R |
İ |
Y |
Y |
E |
T |
E |
B |
Ü |
K |
N |
N |
K |
T |
T |
N |
|
D |
N |
D |
F |
T |
Y |
I |
İ |
Ş |
E |
B |
A |
H |
İ |
L |
A |
L |
İ |
B |
E |
İ |
S |
U |
E |
A |
|
A |
E |
İ |
F |
I |
A |
A |
B |
D |
U |
L |
L |
A |
H |
B. |
Z |
E |
Y |
D |
K |
B |
A |
H |
N |
M |
|
V |
İ |
C |
A |
L |
H |
E |
A |
F |
F |
U |
S |
I- |
B |
A |
H |
S |
A |
Y |
K |
S |
İ |
A |
N |
A |
|
S |
S |
S |
E |
B |
U |
E |
Y |
Y |
Ü |
B |
E |
L |
E |
N |
S |
A |
R |
İ |
E |
E |
C |
D |
E |
Z |
|
A |
A |
E |
S |
E |
H |
L |
– |
S |
Ü |
H |
E |
Y |
L |
E |
Z |
A |
N |
K |
M |
N |
E |
E |
C |
I |
|
K |
R |
M |
M |
İ |
H |
M |
A |
N |
D |
A |
R |
– |
I |
N |
E |
B |
E |
V |
İ |
E |
R |
V |
E |
MUHACİR: Mekkeden medineye
göç eden Müslümanlara denir
ENSAR: Muhacirlere yardım
eden Medineli Müslümanlar
ÎSAR: “Kardeşlerinin
nefislerini kendi nefsine tercih etmek”. Ensar önce Muhaciri düşünmüştür.
MESCİD-İ
NEBEVİ:
Hicretten sonra Medinede inşa edilen ilk cemi, mescid, mabed
EBU
EYYÜB EL ENSARİ:
Peygamber efendimize 1 seneye yakın ev sahipliği yapan sahabi.
MİHMANDAR-I
NEBEVİ:
“Hz. Peygamberin ev sahibi” anlamında Ebu Eyyüb El Ensarinin ünvanı
MUAHAT:
Peygamberimizin, Medineye hicret
ettikten sonra Muhacir ve Ensar arasında KARDEŞLİK ilan etmesine denir
SEHL –
SÜHEYL:
Mescid-i Nebevinin arsasının sahibi olan iki Müslüman kardeş.
ENES
BİN MALİK:
Hz. Peygambere, “fakir olduğu için takdim edeceği bir şeyi olmadığını”
söyleyerek annesi Ümmü Süleym tarafından Hz. Peygambere hizmet etmesi için
hediye olarak bırakılan ve 10 sene hizmet eden sahabi.
SUFFA: Mescid-i Nebinin
kenarında ilim tahsili için yapılan yer, İslamın ilk eğitim kurumu
ASHAB-I
SUFFA:
Suffada eğitim öğretim gören sahabilere verilen isim, Suffa talebeleri.
ABDULLAH
B. ZEYD:
Ezan sözlerini rüyasında görüp peygamberimize bildiren sahabi.
BİLAL-İ
HABEŞİ:
İlk ezan okuyan sahabi. İlk müezzin
EZAN: İslamın şeairinden
alametlerinden olup, namaz vaktinin geldiğini belirtmek için okunan mübarek
sözler
MUS’AB
B. UMEYR:
Hicretten önce İslamı anlatması için Medineye gönderilen sahabi, ilk öğretmen.
Mus’ab b. Umeyr fıtraten oldukça nâzik ve medenî, aynı zamanda güzel bir simaya
sahip, Kureyş’in eşrafından genç bir sahabe idi.
GAZVE: Peygamber
efendimizin katıldığı bütün seferlere gazve denir.
SERİYYE: Peygamber
efendimizin katılmadığı, bir sahabinin komutasında gönderdiği askeri birliklere
seriye denir
MEDİNE
SÖZLEŞMESİ:
Peygamberimizin, Medinede barış ve güvenliği sağlamak için müşrik ve
Yahudilerle yaptığı anlaşmaya denir. Bu anlaşma Enes bin Malik(ra)’in evinde
yapılmıştır
MESCİD-İ
AKSA:
Müslümanların ilk kıblesi. 624 yılına kadar namazlarda bu mescide doğru
dönülüyordu. Kudüste’dir
KIBLETEYN(MESCİDİ): 624te
Selemeoğulları Mescidinde namaz kılınırken Peygamberimize gelen vahiy
neticesinde Efendimiz yönünü Kabeye doğru dönmüş, bunu gören sahabe de aynı
şeyi yapmıştır. Namazınilk kısmı Mescid-i Aksaya doğru, son kısmı da Kabeye
doğru kılındığı için Çift Kıbleli Mescid anlamında Kıbleteyn Mescidi denmiştir.
BEDİR: Mekkeli müşriklerle
Müslümanlar arasındaki ilk büyük savaş. Müslümanlar kazandı.
UHUD: 2. büyük
savaş.Başta Müslümanlar galipti, okçular, tepeyi terk ettikleri için savaş
sonunda Müslümanlar mağlup oldu. Hz. Mus’ab b. Umeyr,Hz. Hamza gibi beşhur
sahabiler bu savaşta şehid oldu.
AYNEYN
(TEPESİ):
Uhud savaşında “görevli okçuların” yerleştirildiği tepe. Hz. Peygamber her ne
olursa olsun burayı asla terk etmeyin, diye kesin emir vermesine rağmen savaşı
kazandık düşüncesiyle bu tepe terk edildi, düşman arkadan saldırdı ve Uhud’da
büyük kayıplar verildi.
Bİ’R-İ
MAUNE:
Necid bölgesinde oturan Âmiroğulları kabilesinin reisi Ebû Berâ, Peygamberimize
gelerek, kavmine İslamiyet’i anlatmaları için birkaç sahabi göndermesini
istedi. Ashab-ı Suffeden 70 sahabi
gönderildi fakat bunlar Bİ’R-İ MAUNE denilen mevkide şehid edildi,Bu olay
Bİ’R-İ MAUNE faciası olarak adlandırılır
RECİ (OLAYI): Yine İslamı
anlatmak için görevlendirilen irşad heyetinin RECİ isimli su kuyusunun orda
şehid edilmesi olayı.
İFK (HADİSESİ): Benî Müstalık
Gazvesi’nde Hz. Âişe (r.a.) validemize, münafıkların reisi Abdullah b. Übey
tarafından yapılan iftira hadisesidir.
HENDEK
(SAVAŞI): Müslümanlarla Mekkeli müşriklerin yapmış olduğu son
savaştır. Bu savaş hicretin beşinci yılında, 627 senesinde yapılmıştır.
Müslümanların hendek kazarak yaptıkları savaş stratejisi, savaşın bu isimle
anılmasına sebep olmuştur. Yahudi ve müşriklerin birleşimiyle kurulan bir
orduyla yapılan bu savaşa Anzab Savaşı da denmektedir.
SELMAN-I FARİSİ: Medinenin etrafına hendek
kazılarak savaşılmasını tavsiye eden İranlı Sahabi.
RIDVAN
BİATI:
Müşriklerle anlaşmaya giden Hz. Osmanın şehit edildiğine dair yanlış bir bilgi
gelmişti. Bunun üzerine Hâtemü’l-Enbiya Efendimiz,Semüre(bîattan sonra “Rıdvân
Ağacı” olarak adlandırılmıştır)Ağacı altında durdu. Müslümanlar da teker teker,
çarpışmaktan yüz çevirmeyeceklerine, Allah ve Resûlü yolunda canlarına feda
edinceye kadar savaşacaklarına dair bîat ettiler.(söz verdiler)
HUDEYBİYE
(ANLAŞMASI): 628 yılında(hicretin 6. ayı)Peygamber Efendimiz ve Ashabının
umre ziyareti yapmak için Medine’den Hudeybi’ye hareket etmesi sonucu,
Kureyşlilerin Müslümanları Mekke’ye almama kararı ile sağlanan ve Müslümanların
aleyhine kurallar içeren bir antlaşmadır.
HAYBER
SAVAŞI: Bu savaş Yahudilerle hicretin 7. Yılında yapılmıştır.
Müslümanlar kazandı
MUTE
SAVAŞI:
Hz. Peygamberin elçisinin Gassaniler tarafından şehid edilmesi üzerine Hristiyanlarla
Müslümanlar arasında yapılan ilk savaştır.
MEKKENİN
FETHİ:
Müslümanların Kureyşlilerin elinde bulunan
Mekke’yi 11 Ocak 630 senesinde alması ile gerçekleşmiştir. Müslüman ordu 11
Ocak günü Hz Muhammed’in komutasında savaş için hazırlandı. Hz Muhammed orduyu
dört kola ayırarak, şu emri vermiştir. “Size karşı koyulup,
saldırılmadıkça, kimseyle çarpışmaya girmeyeceksiniz. Hiç kimseyi öldürmeye
yeltenmeyeceksiniz.” Hz Muhammed’in hareket emriyle, Fetih suresi
okunarak, Mekke’ye girilmiştir. Halid bin Velid’in komuta ettiği 4. kolun
dışında, diğer kollar herhangi bir direnişle karşılaşmamıştır. Mekke’nin fethiyle böylece, hem Mekke’nin içi dışı
putlardan temizlendi, hem de Kureyş’in gönlü şirkten kurtarılıp tevhid nuruyla
tertemiz hale geldi.
HUNEYN
(SAVAŞI): Mekke’nin
fethinden sonra Müslümanlarla Havazin Müşrikleri arasında meydana gelen savaş
TEBÜK (SEFERİ):
Hz.
Peygamber’in Hicretin dokuzuncu yılında, Şam’da toplanan kırkbin kişilik Bizans
ordusuna karşı çarpışmak üzere Medine’den Tebük’e kadar sevkettiği en son ve en
güçlü askerî hareket. Tebük arap yarımadasının kuzeyinde Medine ile Şam’ın
ortasında bir yerin adıdır. Suyu ve hurmalığı olan bir yerdir. Bu savaş
yolculuğunun son ucu burası olduğu için “Tebük Gazası” adı ile
anılmıştır. Bu seferde savaş olmamış fakat en güçlü bir İslâm ordusu techiz
edilmiş, böylece askerî ve siyasî açıdan önemli bir zafer kazanılmıştır.
SENET-ÜL
VÜFUD:
Arabistanın her tarafında Müslümanlık sür’atle yayılıyordu. Arabistanın çeşitli
bölgelerinde yaşayan kabîleler, Müslüman olmak veya Müslüman olduklarını
bildirmek ve kabûl ettikleri İslâm Dini’nin esâslarını öğrenmek üzere, Hz.
Peygambere heyetler gönderdiler. Bunların sayısı 70’i aşmaktadır. İlk hey’et,
Hevâzin Kabilesi’nden Hicreti 8’inci yılında gelmişti. Son heyet ise,
Yemen’deki Neha Kabilesi’nden, Hicretin 11’inci yılı Şevval ayında gelen
hey’ettir. Söz konusu sefâret hey’etlerinin çoğu, hicretin 9’uncu yılında
gelmiştir. Bu yüzden hicretin 9’uncu yılına “Senetü’l-vüfûd” (Elçiler
yılı) denilmiştir.
VEDA
HACCI: Peygamber
Efendimiz, Arafat’ta irâd ettiği hutbesinde, dünya hayâtından ayrılmasının
yaklaştığına işâret ederek, ashabıyla vedâlaştığı için, bu haccına “Vedâ
Haccı” denilmiştir. Henüz farz kılınmadan, Hicretten önce Rasûlüllah
(s.a.s.) bir çokdefa haccetmişti. Medine’ye hicretinden sonra Vedâ Haccı ilk ve
son haccı odu.
VEDA
HUTBESİ: Peygamberimiz
Hz. Muhammed (s.a.s.) Vedâ haccında, 9 Zilhicce Cuma günü öğleden sonra Kasvâ
adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi’nin ortasında 124 bin Müsslümanın şahsında
bütün insanlığa yaptığı son hitabe
KASVA:
Hz.
Peygamberin devesinin ismi
CENNET-ÜL
BAKİ: Medinede,
Mescid-i Nebevinin yakınında bulunan kabristanın ismi
HZ.
AİŞE: Hz.
Peygamberin hanımlarından. Hz. Ebubekirin kızı. Peygamberimiz Hz.Aişenin odasında
ve onun dizinde vefat etmiştir.
CENAZE
NAMAZI: Hz.
Peygamberi damadı Hz. Ali yıkadı. Cenaze namazını vefat ettiği odada önce
erkekler,sonra kadınlar sonra da çocuklar imamsız olarak kıdılar. (Çünkü hiç
kimse orada imamlık liyakatini kendinde görmemişti.)Peygamberler vefat
ettikleri yere defnedildiğinden Peygamberimiz de vefat ettiği Hz. Aişenin
odasına defnedilmiştir.Bu gün Medinede Mescid-i Nebevinin içinde, yeşil
kubbenin altında “ravza-i mutahhara” isimli kabirde medfundur.